Vergi Usul Kanunu



nun 413. maddesine göre mükellefler

Maliye Bakanlığı



ndan veya Maliye Bakanlığı



nın bu hususta yetkili kıldığı makamlardan vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından müphem ve tereddüdü mucip gördükleri hususlar hakkında izahat isteyebilirler.
Aynı maddenin 2. fıkrasına göre

yetkili makamlar da açıklama istenen konularda mükellefe yazılı açıklama vermek zorundadırlar. Bu yazılı açıklamaların uygulamadaki adı

quot;mukteza

quot; veya

quot;özelge

quot;dir. Aynı konuda açıklama talebi birden fazla ise bu konuda

quot;sirküler

quot; adı verilen metinlerle ortak açıklama da verilebilir.
Bugünkü haliyle idare tarafından verilen bu açıklamalar bağlayıcı mıdır? Mükellef için değildir

inceleme elemanları için değildir

yargı için değildir. Dolayısıyla sadece idareyi ve kendini özelge ile bağlı kabul eden meslek mensuplarını bağlar.
Pek çok OECD üyesi ülkede özelge istenebilmesi

isteyebilecek kişiler

konu veya mükellefiyet şekli itibariyle sınırlandırılmış olmasına karşın

bizde sınırsız izahat isteme esası kabul edildiğinden

bugün idare

mukteza taleplerine yetişemez hale gelmiştir. Özellikle meslek mensuplarına veya meslek mensuplarının varlığına rağmen mükelleflere bedava danışmanlık şeklinde işleyen bu müessesenin ve sonuçlarının yasal düzenlemesinin gözden geçirilmesi gerekmektedir.
Özelge bugün için

şahsına özelge verilmiş olan kişiye ceza kesilmesini önlemekte

gecikme faizini ve vergi aslını etkilememektedir. Ceza zaten uzlaşmaya müracaat halinde büyük ölçüde kaldırıldığından

özelgenin çok fazla bir işlevinin olduğu söylenemez.
Kanunda yeni bir düzenleme yapılmayınca

Maliye Bakanlığı herhalde iş yükünü azaltmak ve müesseseyi bir düzene bağlamak amacıyla

16 Ocak 2010 günlü Resmi Gazete



de yayımlanan 39 No



lu Vergi Usul Genel Tebliği ile bazı düzenlemeler yapmıştır.
Yeni özelge düzenine göre

sadece mükellefler ile vergi sorumluları

bunların mirasçıları

yetki belgesine sahip kanuni temsilcileri veya vekilleri özelge talebinde bulunabileceklerdir. Önceden olduğu gibi

odalar ve birlikler gibi mesleki kuruluşlar

üyelerine bildirmek üzere özelge talebinde bulunamayacak olup

talebin üyelerin kendileri tarafından yapılması gerekmektedir.
Özelge taleplerinin

mükelleflerin gelir veya kurumlar vergisi bakımından sürekli mükellefiyetlerinin bulunduğu vergi dairesi başkanlıkları ile vergi dairesi başkanlığı bulunmayan illerde defterdarlıklara

şekli ve metni Gelir İdaresi Başkanlığı



nın web sayfasında bulunan

quot;özelge talep formu

quot; ile yapılması gerekmektedir.
Genel tebliğde özelge talebinin

mükelleflerin ve vergi sorumlularının vergi uygulamaları ile ilgili işlemlerinin gerçekleşmesinden önce yapılması gerektiği açıklanmış ve

quot;Mükellef ve vergi sorumlularının vergi cezasına muhatap tutulmamaları için

kendilerine verilmiş olan özelgenin

vergi uygulamaları ile ilgili işlemlerinin gerçekleşmesinden önce yapılan taleplere ilişkin olması gerekmektedir. Bir başka ifadeyle

369 ve 413



üncü maddeler itibariyle özelge

yetkili makamlarca verildiği tarihten önce gerçekleştirilen işlemlerden dolayı vergi cezası kesilmesini engellemeyecektir

quot; denilmiştir.
Genel tebliğ ile getirilen bu düzenlemenin bir yasal dayanağı yoktur. Vergi Usul Kanunu



nun 413. maddesinde böyle bir ayrım yapılmaksızın mükellef veya vergi sorumlularına

şüpheli gördükleri veya tereddüde düştükleri konularda idareden yazılı açıklama isteme olanağı sağlanmıştır.
Yine

Vergi Usul Kanunu



nun 413/son ve 369/1. maddelerinde de verilen özelgeye uygun davranan veya kendisine yanlış özelge verilmiş olan kişiye ceza kesilmeyeceği hükme bağlanırken

bu maddelerde de özelgenin cezayı kaldırma işlevi açısından mükellefin tereddüde düştüğü ve izahat istediği olayın yetkili makamlarca özelgenin verildiği tarihten önce gerçekleşmemiş olması koşulu aranmamıştır.
Maliye Bakanlığı bu ihdas ettiği yeni koşul ile kanunu aşmış ve kanunda olmayan koşul ihdas edilmiştir. Bu nedenle bu koşula

özelgenin cezayı kaldırma işlevinin söz konusu olduğu ihtilaflarda yargı tarafından itibar edilmeyeceği açıktır.
Ekonomik yaşamda olaylar ve hukuki işlemler

vergi faktöründen önce gerçekleşir. Vergi ve muhasebe sonradan gelir. Hiç kimse evini veya arabasını satarken veya bir vadeli işlem gerçekleştirirken

önce özelge alayım

birkaç hafta özelgenin cevabını bekleyeyim diye beklemez. İşlemi yapar

sonra muhasebe kaydının nasıl yapılacağını veya nasıl vergilendirileceğini düşünür.
Bütün bu nedenlerle bakanlığın

genel tebliğin bu kısmını gözden geçirmesinde yarar vardır.